Fark Yaratan Anne Babaların Özellikleri

Yazan: Neslihan Erdoğdu

Anne babalar olarak pek çok telaşımız ve derdimiz var aslında. Her dönem çocuk yetiştirmek için zordur ve her kuşak kendinden sonra gelen kuşakları beğenmez, eleştirir.

Aslında garip bir ikilem içindeyiz hem bizim gibi olsunlar istiyoruz hem de farklı. Bizim gibi olduklarında sorun çıkmayacak ve bu çocuklarla yaşamak çok daha kolay olacak. Sözlerimizi daha kolay dinleyecek ve biz daha sorunsuz ebeveynlik yapacağız. Eğer farklı olurlarsa da nasıl yöneteceğimizi bilemeyeceğiz gibi düşünebiliyoruz. Fark ve farklı olmak kavramları bizi konfor alanımızın dışına çıkarttığından ürküyoruz, bununla beraber gelecek fark ve farklılık üzerine inşa ediliyor.

Öncelikle bir gerçek var ki her şey çok hızlı değişiyor ve bu değişim hızı günümüzde çok daha akıl almaz hale geldi. 17. yüzyılda bir yılda bulunan şeyler günümüzde birkaç saatte ortaya çıkan yeniliğe karşılık geliyor. Bu çağın içinde var olabilmek farklılıkla mümkün. Farklılık yani farklı bakmak, düşünmek, deneyimlemek.

Peki nasıl? Çocuklar aynı eğitimi alarak, aynı programlarla aynılaştırılmaya çalışılırken nasıl farklı olacaklar?

Bu nedenle çocuklarında fark yaratmak daha çok anne babaların sorumluluğunda aslında. İlk mezun olunan okul olan ailede ekilen tohumlar okulda belki zedelense bile etkili olabiliyor. Çünkü zaten 0-3 yaş ailenin yakın ilgisinde olan çocuğa ne ekebiliyorsak sonraki hayatını onlar şekillendiriyor. Örneğin 6 aylıktan itibaren masal okuyarak farklı farklı kelimelerin dağarcığına girmesini sağladığımızda bile çok büyük fark yaratmış oluyoruz. Bir araştırma diyor ki, çocukları ile değişik kelimelerle konuşan aileler okul çağına kadar 30 milyon kelime ile (eğitimli bir ailede çocuk saatte ortalama 2.153 kelime duyuyor, 3 yıl sonunda duyduğu kelime sayısı 30 milyonu buluyor) iletişim kurmuş oluyorlarmış. Oysa bir inanış da şu: “O daha bebek, bunları anlamaz.” Bunu ise ayna nöronlar kavramı fazlasıyla açıklıyor, meraklıları araştırabilir.

İlk olarak çocuklarımızla daha çok zaman geçirerek onları keşfetmeli ve aynı zamanda onların kendilerini keşfetmelerini de sağlamalıyız. Zaman geçirmek ve keşfetmek için neler yapılabilir konusunda da biraz fikir vermek iyi olabilir. Zaman geçirmek ne demek, aynı mekânda fakat bambaşka ilgi alanları ile paylaşmadan geçirilen süre midir, elbette hayır.

Çocukla zaman geçirmek elinden tutup AVM’de soluğu almak değildir. AVM’de çocuk için çok cazip şeyler olabilir ancak çocuğun bunların esiri olmaması ve sonrasında şikâyetçi olmamak da sizin yapacaklarınızın sonucudur. Anne babalar bebeklikten itibaren onları AVM’de eğlendirip sonra da çocuk AVM’ye gitmek istiyor orada şunu, bunu istiyor diye şikâyet edip “ne yapayım istiyor” diye sızlandıklarında suçlunun kendileri olduğunun farkında olsalar keşke. Fark yaratan bir anne baba olmak için öncelikle geçirilen zamanın niteliğini oluşturmak ve bu konuya kafa yormak gerekli.

Bu konu elbette ki çocuğun yaşına bağlı olarak şekillenecektir ancak dikkate alınması gereken şey bu konunun ne kadar önemli olduğuna hükmetmektir. • Çocuğunuzla en son neler yaparak vakit geçirdiniz?

• Bu zaman içindeyken neler yaşandı?

• En son gittiğiniz yerde çocuğunuz içine değişik olan neydi?

• Çocuğunuzun nelere karşı ilgili olduğunu fark ettiniz?

• Bu ilgi nasıl bir ilgiydi, anlık ya da tutkulu muydu?

• Çocuğunuz ne tür anlarda sanki dünya ile bağlantısını kesiyor?

• En son ne zaman çocuğunuz sizin sözlerinizi duymuyor ve yaptığı şeyle bütünleşmiş gibi davranıyordu?

• Çocuğunuzun kendisini keşfetmesi için hangi farklı ortamlar ve yerler olabilir?

• Çocuğunuzla birlikteyken aranızda yaşanan şey ne? Siz onunla sadece zaman mı geçiriyorsunuz yoksa geçirdiğiniz zamandan keyif de alıyor musunuz?

Çocukların kendilerini keşfedebilmeleri için onları zihinsel olarak da geliştirebiliriz, yaşına bağlı olarak kendisini değişik mesleklerde, yerlerde hayal ederek neler yaşadıklarını ve neler hissettiklerini anlattırarak farkındalık yaratabiliriz.

İkinci olarak, fark yaratan bir anne baba çocuğun “sıkılması” için tüm zamanını doldurmamalı, sıkılmasına olanak tanımalıdır. Çocukların her anı dopdolu olur ve sıkılmaya zamanları kalmazsa yaratıcılıkları nasıl ortaya çıkacak? Hepimiz çocukların ne kadar yaratıcı olduğunu biliriz, bir ilaç kutusu ile saatlerce oynayan çocuklar görmüşüzdür. Ancak önlerine yığılan oyuncaklar ve zamansızlık onların yepyeni fikirler geliştirmesinin önünde engel oluşturur. En büyük başarıların imkânsızlıklardan çıkması tesadüf mü sizce?

Sıkılmak zihni aktifleştiren ve normalde düşünülemeyecek şeyleri düşünmemize yol açan bir ruh halidir. Bunu kendimizden de çok iyi biliriz. Sıkıldığımız anlarda o kadar yaratıcı oluruz ki şahane şeyler doğar. Bırakın sıkılsınlar…

Üçüncü olarak, fark yaratmak isteyen bir anne baba çocuğunun her istediğini de yapmamalıdır. Her istediği yapılan bir çocuğun dünyayı algılama ve baş etme kalıpları nasıl oluşuyor sizce? İhtiyacı olan her şey var ve istediğine hiçbir zorluk çekmeden ulaşabiliyor. Mücadele etmesine, çaba harcamasına, yorulmasına, yol bulmasına gerek yok ki.

21. yüzyıl bizden yaratıcı ve yenilikçi çocuklar beklerken biz çocuklarımızın her istediğini yaparak problem çözme becerilerini, yaratıcılık yetkinliklerini öldürüyorken bunları nasıl öğrenecekler? Bir anne babanın en temel sorumluluğu olan yaşama hazırlama sorumluluğu bu fark yaratan bakış açıları ile sağlanabilir.

Özetle;

1. Keşfetmek ve keşfetmesine olanak sağlamak

2. Sıkılmasına fırsat vermek

3. Her istediğini yapmamak fark yaratan anne baba olmanın özelliklerinden bazılarıdır.

Write a comment