Korona sonrası neler olası?

Yazan: Müge Çevik

Korona sonrası neler olası?

 İçinden geçtiğimiz günlere dair psikolojik ve sosyal etkileri ve baş etme yöntemleri ile ilgili pek çok şey yazılıp çiziliyor. Ben ise, odağı biraz daha uzağa çevirmek, bu süreç sonrası yöneticiler, çalışanlar, öğrenciler ve işletmecileri neler bekliyor buna bakmak istiyorum.

Sistemler, yaşadıkları zorluklara 3 şekilde tepki verirler.

  1. Yeni duruma alışırlar
  2. Kaybı telafi edip eski durumlarına dönerler
  3. Bu zorluktaki öğrenmeyi kaldıraç yapıp öncekinden daha iyi duruma gelirler.

Yaşadığımız her zorluk mevcuttan bir şeyleri eksiltir. Bazıları bu eksik ile yeni bir düzen kurar ve buna yeni normal der devam eder. Bazıları bütün enerjisini kayıpların telafisine koyar ve eskisi gibi olmaya kafa yorar. Çok çok azı, en güçlü olanları, gücünü esneklikten ve öğrenme kabiliyetinden alanlar ise eskisinden daha iyi olmaya ve bu kayıpların karşılığında yeni öğrenmeler edinmeye odaklıdır.

İnsanlar ve Korona birbirine temas etti. Birbirine temas eden iki şey bir daha asla temastan önceki gibi olamaz.

Sistemin en temel özelliklerinden biri olarak, birbirine bir kez dokunan iki şey bir daha asla eskisi gibi olamaz kuralı dünyamızda da geçerli olacak. Ne bu hastalık ile birebir veya yakınları vasıtası ile temas etmiş insanlar ne de insanlık bir daha eskisi gibi olacak.

Hem duygusal hem maddi pek çok kaybın ve öğrenmenin ardından bireysel olarak daha zorlu günler geçirmiş olsak bile sistem, doğası gereği yeni dengesini bulacak ve bu nokta insanlık adına yeni bir düzen, yeni bir sistem demek olacak.

Bu yeni sistemde bireyleri ve kurumları nelerin beklediğini %100 öngörmek çok kolay olmasa da şimdiden aşikâr olan değişimler kapıda!

Tıpkı sistemler gibi ülkeler, kurum ve organizasyonlar ve tabii ki bu parçaları birbirine bağlayan her şey Korono deneyiminden sonra mutlaka ama mutlaka dönüşecek.

Dünyada Korono’dan Sonra Neler Olası?

  • Hayat, sahip olduklarımız ve hırslarımız üzerinden sadeleşecek, minimal seviyeye yaklaşacak. Çünkü yeni düzende gösterişin yerini daha fazla hayatta kalma çabası alacak.
  • Sosyal ilişkiler bir daha eskisi gibi olmayacak, insan hem insana muhtaç olduğunu hem de en büyük zararın virüs veya zorluklar değil, bunlar karşısında kitlesel olarak aklı selim davranamamak olduğunu görmüş olacak.
  • Seyahat alışkanlıklarımız değişecek, bir süre endişe ve hatta birilerini suçlayarak uzak durma tutumu gelişecek.  Dünya gidip görerek ve deneyimleyerek değil, dijital deneyimler ile küçülmeye devam edecek.
  • Finans dünyasının kuralları belki sil baştan yazılacak. Kimine göre dijital paraya geçiş olacak ve bildiğimiz para kavramı yok olacak. Bana göre ise paraya ve maddeye yüklediğimi anlam değişecek, güç ve iktidar kavramları siyasi olmaktan çıkacak sosyal etki ile ölçümlenecek.
  • İdeolojiler, inanç ve değer sistemleri arasındaki uçurumlar daha üst ve ortak bir paydada birbirine yaklaşmaya başlayacak. “BİZ” kavramından “HEPİMİZ” algısına geçiş bu tarz insanlığı tehdit eden ve bir anlamda eşitleyen travmalar ile zorunlu olacak.
  • Üretim ve sanayi yapısı, birbirine bu kadar girift ve ayrılamaz şekilde entegre olmuşken, yapay zeka her gün biraz daha işi devralacak. Beden işçiliği robotlar ile ikame edilecek, bu hali ile de verimlilikten ziyade ki o noktada gidilecek yeri kalmadı gibi zaten, kaynakların efektif kullanımını baz alacak.
  • Uluslararası ticaret, ülkeler her ne kadar kendi içlerine dönmek ve önce kendi vatandaşlarını korumak peşinde olsada, öğreti olarak vazgeçilmez ve herkesin herkese muhtaç olduğu bir noktaya gelmesi sebebi ile en iyilerin barındığı bir arenaya dönüşecek. Sadece en iyiler, en büyükler, en yaygınlar hayatta kalmaya devam edecek.
  • İletişim ve teknoloji, hayatı kolaylaştırmaya kafa yorduğu kadar 8 milyar insanı barındırmaya, sağlıkla hayatta tutmaya bundan sonra olası olarak yaşayacağı sıkıntılar karşısında hazırlıklı olmaya odaklanacak. Her gün bir öncekinden daha fazla gerçek ve yüz yüze ilişki, deyimleri ikame ederek hayatımızda yerini alacak.
  • Büyük bir işsizlik tüm dünyada yerini alacak. Kentler eskisi kadar cazip olmayacak, kırsalda kendini doyurmaya ve sade bir yaşama dönüş trendi hızlanacak. Herkes kendi işini kendi yapar ve yaşamı küçülterek sürdürür hale gelecek.

YÖNETİCİLER:

Ticari sistemde zarlar yeniden atılır, kartlar yeniden dağıtılırken hem üst düzey hem de orta düzey yöneticilerin de konfor alanında ve iş yapış şekillerinde ciddi değişimler olacak.

Hemen yarın değilse bile önümüzdeki beş yıl, hem kurumsal yapılarda hem de bu yapıların temel taşlarında, bildiğimiz tüm fonksiyon ve süreçlerde pek çok değişime gebe.
Bu değişimi yönetebilmek için ise şunlar gerekecek:

  • Alanında en iyisini bilmek en temel yetkinliklerden biri olacak, çünkü kurumların sadece en iyileri tutabilecek finansal gücü olacak.
  • Yöneticiler, ekipleri yönlendirmek yerine birden çok işi kendi yapmak veya yapay zeka ile yapmak zorunda kalacak. Şu anki kadroların pek çoğu sürdürülemeyecek.
  • Ekipler de büyük oranda freelance veya proje bazlı ve tabii ki home office esnek çalışanlardan oluşacak.
  • Yöneticiler için başkalarını yönetmek, ekibi yönetmek ve motive etmek gibi bir yetkinliğe belki de gerek kalmayacak çünkü o denli büyük işsizlik ve rekabet içinde hiçbir kurumun buna sabrı ve toleransı olamayacak.·
  • Yaştan ve kıdemden ziyade yetkinlik bazlı organizasyonlar ve kariyer planları söz konusu olacak, dolayısıyla her çalışan mevcut yöneticiler için tehdit oluşturabilecek.
  • Egolar çekmecelere kaldırılacak, ofislerin boyları, şirket araçlarının motor güçleri konusundaki yarış tarih olacak.  Mevcut üst düzey yöneticilerin iş dünyasındaki deneyimi yaşında dünkü çocuklar “big data”yı okur, işler ve o data ile oyun kurar hale gelecek.
  • Yöneticilik, işin yönetimi, hedeflerin, ekibin yönetiminden ziyade sürekli gelişimin temini, hayatta kalmak ve kurumu hayatta tutmak ve hep inovasyon peşinde olmak anlamına gelecek.
  • Yöneticinin en temel yetkinlikleri yaratıcı problem çözme, hızla ve etkili karar alma ( egolar çekmecede olacağı için akıl ve analiz ile) ve sürekli gelişim olacak.
  • İş dünyasındaki akitlerin süresi kısalacak, performans görüşmeleri belki yapay zeka ile sanki bir bilgisayar oyununda yanmak gibi yapılacak ve bunun için yıl sonu beklenmeyecek.

 

ÇALIŞANLAR:

  • İyi haber şu ki, işinde iyi olanlar kazanacak. Ama kötü haber sadece en iyiler kazanacak.
  • Hiyerarşik bir yapı gün be gün yok olacak, bu nedenle kişisel liderlik, motivasyon, azim ve irade ön planda olacak.
  • 5 yıl sonranın hızına karşılık şu an kağnı hızında kalacağımız düşünülürse ve bu ekonomik daralma ve yapay zekanın her kademeye girişi ile süslenirse pek çok çalışana zaten yer kalmayacak. Herkesin bir kariyeri olmayacak, bazısı sadece ekip biçip hayatta kalmaya odaklanacak.
  • Bir Ege kasabasına yerleşip sakin bir yaşam sürmek için emekli olmaya beklemeye gerek kalmayacak, zaten işsizlik bunu otomatik olarak yapacak.
  • Teknoloji ve dijitalleşme hayatımızın her alanına gireceği için uzmanların bir işi yapabilmesi için illa da fiziksel olarak işe gitmesi gerekmeyecek. Her yerden her şekilde çalışılabilecek.
  • Aranan en temel yetkinlikler sorumluluk alma, öğrenmeye açıklık, çalışkanlık ve kişisel liderlik olacak, çünkü bunları temin edecek bir nöbetçi yönetici olmayacak. Şirketler çalışanların başına birer yönetici dikemeyecek kadar az karlılık ile dönüyor olacak.

ÖĞRENCİLER:

  • Uzaktan eğitim başladı, yakında sadece isteyene ve hak edene eğitim dönemi başlayacak.
  • Çocuklar daha fazla evde veya ustaları ile zanaatlarının başında olacak.
  • Diploma devrinin sonu meslek devrinin başındayız. Üniversite bitirmek değil, hayatta kalacak kadar karnını doyurabilmek ve iş görebilmek kıymetli olacak. Mühendislere değil teknikerlere yeniden ihtiyaç olacak ve bu da en az mühendislik kadar önemli olacak.
  • Diplomaların bilgiye kefil olmadığı anlaşıldığında, yapabilenler her ortamda aranır, bulunur olacak ve bu insanlar para kazanacak.
  • Bu noktada da gençlerin yatkınlıklarını acilen bulmaları, bunlara uygun yetkinlikler geliştirmeleri gerekecek.
  • Anne- babaların da değişen dünyayı biran önce kavramaları ve çocukları buna göre yönlendirmeleri, her şeyden önce değişim yönetimini ve kendi ayaklarının üstünde durmayı öğretmeleri şart olacak.

 

Write a comment